|
Hz. Mevlana’nın söylediği noktaya geliyoruz. Ne demişti Mevlana? Topluluklarda rahmet vardır… Başka ne demişti? Söylenmedik söz kalmadı cancağazım. Şimdi eylem zamanıdır. Sorhunlular köy şenliklerini bir araya gelmenin ve onun “rahmet”inden yararlanmanın amacı için şenlikleri bir vesile olarak yani bir araç olarak kullanmanın akla yatkın olduğunu gördüler. Bu bir araya gelmenin meyvesini de öğütleri, öğretileri ve sözleri işe ve eyleme dönüştürmeye başladılar bile. Bunun ilk ve güzel örneği çok amaçlı KÖYEVİ’nin 3. katının da sorunsuz olarak inşa edilmekte olduğudur. Bu sitedeki fotoğraflardan izlediğimiz kadarı bile, Sorhunlular’ın bu işi sevdiğini ve bu işe inandığını göstermektedir. Bunun içinde; kimi çimento, demir, kum, çakıl almakta, Kimi nakit para vermekte, Kimi traktörü ile taşıma işi yapmakta, Kimi elektrik tesisatının ustalığını üstlenmekte, Kimi köy halkından Ziya ve Süleyman gibi bizzat bedenen çalışarak katkıda bulunmakta, Kimileride düşüncelerini sunmakta. Biraz da resmi katkı, muhtarımızın bu işi iyi benimsemesi ve önemsemesi ile köyün kendi kaynaklarını harekete geçirmesi de, hem bu işin heyecanını yaratmakta, hem de tam bu benzeri işlerin yapılmasının şartı olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran Mustafa Kemal’in şu sözünü doğrulamaktadır. Ne demişti Mustafa Kemal: Milleti yine kendi azim ve kararı kurtaracaktır. Sorhunlular’da bu ve benzeri işler yapacaklarsa, işin merkezinde kendileri olmalıdırlar. Yani, azimli ve kararlı olmalıdırlar. Atatürk’ten önce de, Hürriyet Şairi olarak bilinen Şair Namık Kemal: Sana senden gelir her işte dad lazımsa Ümidin kes zaferden gayriden imdat lazımsa Şair, milinde, merkezinde kendi olmayan, kendi gücünü ortaya koyamayanın başkalarına güvenerek, herhangi bir işten başarılı çıkması mümkün değildir diyor. Atatürk’te zaten bu öğretiden beslenmedi mi? Kendine güvenerek, kendi kanatlarıyla, kendi göklerinde uçmak, hem asil bir davranış ve hem de daha gerçekçi bir yoldur. Bu anlayış, başka yardımlara karşı olmak, onlara kapalı olmak anlamına gelmez. Bu işi yararlı gören resmi ve özel kurumlardan, Sorhunlular’ın dostlarından ve sevenlerinden gelen her türlü yardımın, başımızın üstünde yeri vardır. Onlara karşı vefalı olmaksa zaten bizim meşrebimizde vardır. Bu vefalılık sadece bir yada bin teşekkür etmenin de çok ötesindedir. Köyevi yapılacakta ne olacak? 140 yıldır yeri olmayan köy muhtarının, bilgisayarla donanmış, tabelası olan muhtarlık yeri olacak ve bu yer her gün açık tutulacak. Albayrağımız dalgalanacak. Sağlık evi olacak. Her hafta 1-2 günde olsa, sağlıkçı köyümüze gelecek ve burada bulunan ilk yardım malzemeleri her an kullanılabilecek kolaylıkta olacak. Bağışlarımızla oluşacak kütüphanemiz olacak. Çocuklarımız ödevlerini yapabilecek, yetişkinlerimiz de kendi geçmişlerini yazılı belgelerden öğrenme imkanı bulacak. Hepimizin bir araya gelebileceği lokal olacak, sokaklarda değil, düzgün bir mekanda oturma, sohbet etme günleri gelecek. Nişan, düğün törenleri de burada yapılabilecek. İmam evi ve misafirhanemiz olacak. Değerli Sorhunlular, gölet, gençlerin eğitimi, köy içinin parke taşla yapılması, hayvancılık projeleri gibi güzelliklerin ard arda gelmemesi için hiçbir neden yok. Yeter ki bizler o kendi küçük güçlerimizi anlamsız bulmayalım, yetersiz bulmayalım, o küçük güçlerimize güvenelim. Tek tek bir şey ifade etmeyebilir ama, bir araya gelince KÖYEVİ’nin yapımında da gördüğümüz gibi, bizi bile şaşırtan güç oluveriyor. Bir birimize güvenelim, Sorhun’lu olmaktan da gurur duyalım.
|